Ekipmanlarımız

Çadırımız

Marmot Vapor,  3 kişilik iki kapılı ve iki bagajlı çadırımız bizi hem yağmurdan hem rüzgardan başarı ile korudu. En büyük avantajı sıcak havalarda dış tentesi olmadan kurabilmemizdi. Ve çok kolay kurulması. Bir kişi diğer malzemeleri motordan çıkartırken, bir diğerimiz ise tek başına çadırı kurabiliyor. Ve bunu her gün yaptığımızı düşünürsek baygınlık vermemesi çok güzel. En büyük dezavantajı ise pollerinin uzunluğu. Yan çantalara sığdıramadık o yüzden özel bir bölme yaptık. Fakat bu pollerin alt parçalarının kıvrımlı olması çadırın içinde eğer bagajda bırakmak istemediğimiz değerli eşyalarınız varsa onları içeride barındırmak için çok önemli bir yer kazandırıyor.

Matlarımız

Forclaz Oxylane şişme matlarımız var. 10-15 nefeste şişip, oldukça konforlu bir uyku sağlıyor. Birer kola kutusu kadar yer kaplamaları ve sadece 550şer gram olmaları en büyük avantajları. Ama onların altına klasik sünger tip mat seriyoruz ki patlamasınlar ve soğuktan daha iyi korunalım.

Uyku Tulumlarımız

Cocoon 300 marka -5 konfor -12 ekstrem dereceye sahipler. Birbirlerine birleştirilebilir olmalı bizim en büyük konforumuz. Şu ana kadar patagonya dahil pek çok yerde bizi üşütmediler. Çok az yer kaplamalarından ötürü yıllardır kullanıyoruz.

Sırt Çantalarımız

Lowe Alpine marka sırt çantalarımızı top case’lerimizde taşıyor ve motoru bir yerde park edince, top case’den onları alıp, boşalan yere motosiklet kıyafetlerimizi koyup oldukça konforlu bir şekilde şehir gezmelerimizi yapıyoruz. Sırt destekleri oldukça iyi ve gayet güzel yağmur korumaları var. Sırtımızda yokmuş gibi yürüyebilmek çok güzel.

Yürüyüş Ayakkabılarımız

Asolo marka yürüyüş ayakkabılarımızı daha ciddi trekking rotalarında test edemesek de sıklıkla şehir gezmelerimizde kullandık. Bilek desteği olup yine de konfor sağlıyor olmaları çok iyi bir özellik. Su geçirmezlik ve patentli vibram taban ise güvenlik açısından bizi mutlu ediyor. Ayrıca tipleri çok güzel, özellikle Tuğçe’ninki 🙂

Yürüyüş Yağmurluklarımız

Marmot marka yağmurluklarımız oldukça hafif, kol altlarında hava alma fermuarları ile casual kullanıma çok uygunlar. Sıklıkla motor ceketinin altına giyerek rüzgardan korunuyor, şehir gezmelerinde ise sırtımızdan eksik etmiyoruz.

Motosiklet Botlarımız

Türkiye’deyken yaklaşık 1 sene kullanmışlığımız olan Daytona botlarımız ile yola çıktık. Korumaları ve konforuna diyecek yok. Fakat 1 sene sonunda su geçirmezlikleri oldukça bozulmuş ve daha avusturya’da ciddi bir su alma neticesinde bizi zorda bıraktılar. Onun için İtalya’dan spidi marka bot yağmurlukları aldık ve inanılmaz memnunuz.

Motosiklet Pantolonlarımız

Spidi Mesh model pantolon üstü yandna fermuarlı kalça ve diz korumalı pantlonlarımız, bizi onları çıkardığımız anda normal insan haline 10 saniyede dönüştürüyor. Gerektiğinde üzerlerine yağmurluk giyerek kötü hava koşullarında da sürüş konforumuzu bozmuyoruz. En büyük dezavantajı, yolda verilen tuvalet molaları. Keşke sağ boydan boya olan fermuar, tersten yani yukarıdan da açılabilseydi. Duy bizi spidi 🙂

Motosiklet Ceketlerimiz

Kesimlerine bayıldığımız Spidi ceketlerimizle yola çıktık. İçlerine yine spidi içlik satın alıp, gerektiğinde sıcak, gerektiğinde ise serin bir sürüş sağlıyoruz. Bu ceketlerin en iyi özelliği sürüş konforunu hiç etkilemiyorlar. Normalde 3 katmanlar ama biz içlik ve yağmurluk katmanlarını yanımıza almadık. Onun yerine daha etkili içlik ve dış yağmurluk aldık.

Motosiklet Yağmurluklarımız

Richa marka yağmurluklarımız şu ana kadar çok iyi performans gösterdi. Sadece Tuğçe’nin tulum tipi yağmurluğu bir iki kere aşırı yağmurda göğüs bölgesindeki fermuar bölgesinden nemlenme yaptı ama Fatih’in kullandığı iki parça yağmurluk hiç su geçirmedi.

Kasklarımız

Nolan marka flip-up kask tercih ettik yola çıkarken. Normalde Flip-up ask kullanmıyoruz güvenlik endişesi ile, ama bu seyahatte daha çok yavaş ve defansif sürdüğümüz için, öte yandan da açılır bir kaskın durduğumuzda gerek yol sormak gerek su içmek gibi avantajlarındna faydalanmak için böyle bir kask tercih ettik. Hiç de pişman değiliz, gerçekten çok işe yaradı. En büyük dezavantajları ise ağır olmaları.

Eldivenlerimiz

İkimiz de birer deri eldiven kullanıyoruz. Fatih’inkiler Held, Tuğçe’ninkiler ise Venom marka. Yola çıkmadan önce kullandığımız bu eldivenler daha bitmedikleri için Richa marka yazlık eldivenleri daha kullanmadık. Fakat kışlık Richa eldivenlerimiz kullanma fırsatı bulduk. Gaz hissi eski Five marka eldivenlerimiz gibi olmasa da su geçirmezlikleri çok çok daha iyi.

Elcik Kılıflarımız

Bu turdaki en iyi ekipmanlarımız sıralamasında kesinlikle ilk 3’e girerler. Tucano Urbano marka neopren kılıflar sayesinde uzun bir süre yazlık eldivenleri kullandık içlerinde. Eller ıslanmadığı gibi rüzgardan da korudukları için sürüş konforunu çok ciddi derecede etkiliyorlar.

Lastiklerimiz

Anlas Capra modelini kullanıyoruz. Kuru asfaltta zaten sorunsuzlar, Islak zeminde ise eğer lastik bitmeye yakın değilse çok iyi performans gösterdi hem frenleme hem virajlarda. En çok da ömrü bizi kendine hayran bıraktı, 32bin km sonunda değiştirdik. Kuru topraktaki metzeler tourance benzer desenleri sayesinde toprakta korkusuzca sürdük. Çok memnunuz.

Yan Çantalarımız

Trexes marka aluminyum yan çantalarımız 45’er litre. Kocaman bir mutfak kocaman bir ev taşımamıza, tüm diyabet ekipmanlarımız ve ilaçlarımızı taşımamıza olanak sağladılar. Oldukça sağlamlar, motosikletler birden fazla kez rüzgardan dolayı devrildiler ve hiçbir zarar almadılar. Su geçirmezliklerine gelince de sadece çok aşırı yağmurda üst perçinlerden su sızdı, ama içeridekiler ıslanmadı. İç çantaları, kapak fileleri sayesinde o kadar rahat ettik ki onlar olmasa ne yapardık bilemiyoruz. Eşyaları kilitleyip, şehri normal insna gibi gezebilmek ise çok mutlu edici.

Çoraplarımız

Diyabetik, gümüş iplikten yapılma bonny silver marka çoraplarımız ise turun bir diğer favorisi. Atakta bakteri tutmama özellikli olan bu özel çoraplar, ne ayak kokusu, ne terleme, ne mantar gibi olası sorunların hepsinin üstesindne geldiler. Çok ama çok memnunuz.

Boyunluklarımız

Buff marka boyunluk kullanıyoruz. Polar tip olan bu boyunluklar, herkesin tahmin edebileceği gibi motor sürerken inanılmaz konfor sağlıyor. Yolda birimizinki düştü ve kayboldu, sonra ötekimizinkini polar kısmından ikiye böldük. Poları Tuğçe, uzun ince tekstil kısmı Fatih takıyor. Pazardan aldık bir tane boyna taktık iki tane oldular 🙂

Termoslarımız

Stanley marka iki adet termosumuz var. Kapaklarında çorba içmeye bayıldığımız gibi, kendileri bizim için çok hayati olan insülinlerimiz soğuk tutma görevini 8 aydır başarı ile yerine getiriyorlar. 2 günde bir aldığımız buzlar ile soğuk su içerisinde duran insülinlerimizi olması gereken sıcaklıklarda tutuyorlar. Çok da sağlam olan bu termoslar olmasa ne yapardık bilemiyoruz.

Termal İçliklerimiz

Avrupa’da pek kulanmamış olsak da patagonya’da en büyük dostumuz olan Puhu marka içlikler, soğuk gecelerde en büyük dostumuz oldu. Ayrıca Tuğçe tarz olduğu için şehir içinde de tayt gibi kullanıyor 🙂

Çakılarımız

Klasik swiss 2 adet çakımız var. Birisini Fatih’in annesinden, diğerini de Nişantaşı Saat Özer’den aldık. Tahmin edersiniz ki olmazsa olmazımız bu çakılar.

Kamp Ocağımız

Ve evet, emektar, eskitemediğimiz, Trangia marka alkol ocağımız. Sessiz, dengeli ve rüzgardan korumalı kompakt tasarımı ile en büyük dostumuz. Dengeli olduğu için çadırda kullanabildiğimiz bu ocak, sessiz olması ile kullanmaktan çekindirmiyor. En büyük dezavantajı diğer ocaklara göre yavaş olması ama vakit sorunu olmayınca sorun da olmuyor.

Kamp ekipmanlarımız için Kutupayisi Outdoor‘ın sayfasını,

Yan çantalarımız için ise Trexes‘in sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Reklamlar