Ege Denizine Son Bakış

İstanbul’dan çıkıp Yunanistan sınırına varmamız epey vakit almıştı. Önce köprüde bir motosiklet kazasına müdahele etmek durumunda kaldık, sonra evde unuttuum insülin kalemimin yedekleri için fellik fellik eczane aramıştık. Sınırı vardığımızda ise en büyük soru işaretimiz, sınırı kolay bir şekilde geçebilecek miydik acaba?

Tura çıkma tarihimizi 1 Ağustos olarak belirlemiştik ama tam da 15 gün öncesinde Türkiyeideki bir darbe girişimi olmuş ve ortalık karışmıştı. Ülkeden çıkışlar sıkı bir şekilde kontrol ediliyordu. Bizim durumumuz ise durumu iyice komplike hale getiriyordu. İşlerimizden ayrılmış, herhangi bir maaş bordromuz olmadan sınırı geçmek istiyorduk. Tam da aranıyormuşuz da kaçıyormuşuz, bunu örtmek için de motosikletle dünya turu kılıfı uydurmuşuz gibi. Ya da bu bizim paranoyaklığımızdı kim bilir.

Sınır polisi bize tahmin ettiğimiz gibi bordromuzu sordu, dedik ki “yok”, nereye gidiyorsunuz dedi, dedik ki “bilmiyoruz”. “Dünya turuna çıktık, hedefimiz akşam Yunanistan’da kalmak” dedik. Garip bakışlar içerisinde geçen bir 3-4 dakika sonrasında damgalarımızı almıştık pasaportlara.

İlk hedefi aşmıştık, belki de en çok çekindiğimizdi. Evet kaçmıyorduk ama aslında biraz da kaçıyorduk. Kendimizi nereye gittiği belli olmayan bir maceraya atmak istiyorduk, bir nevi mevcut, kapana sıkılmış hayatımızdan kaçmaktı evet.

Sırada Yunanistan sınırı vardı. Daha önce defalarca geçmemize rağmen, küçük bir endişe vardı hala içimizde. Komşu ülkeler de mevcut politik durumdan dolayı alarma geçmişti, şüpheli durumlar da lkeye alınmama ihtimali de vardı. Neyse ki Yunan polisi bizi pek sorgulamadı ve sınırı geçtik.

Tuğçe sınırı geçince göbek atıcam demişti. Yunanistan’a hoşgeldiniz tabelasının yanına park ettik ve söz verdiği gibi göbek attı. Attı atmasına da ilk kavgamız bu yüzden olacakmış onu anladık o an. Basit bir telefonu yan tuttun dik tuttun hadisesi kendimizi sorgulamamıza sebep oldu. Neden böyle bir yola çıkmıştık, artık dönecek bir evimiz de yoktu. Acaba hayatımızdaki en yanlış kararı mı vermiştik. Çok mu cesurcaydı? Bir ağlama krizine dönüşen bu kavga, bizi biraz kendimize getirdi. Evet öyle kolay olmayacaktı bu gezi. Avrupadan başlamakla da doğru bir karar verdiğimizi anladık o an.

Sarıldık, konuştuk ve yola devam ettik. Normalde otoyollarını kullanmaya alıştığımız Yunanistan’ın bu sefer köy yollarından sahile vardık. Bölgede sıklıkla Türkler yaşadığı için anlaşmak iletişim kurmak hiç zor olmuyordu. Sahilde bir toprak yolda sürerken bulduk kendimizi. Yıkıntı ve kalıntıların arasından sürerken bir deniz kenarında bulduk kendimizi. Güzel sakin bir plaj, minik bir büfe ve park etmiş arabalar vardı. Uzaktan bakında güven veriyordu.

Büfeye yaklaştık, önce biraz dinledik nece konuşulduğunu ve Türkçe olduğunu duyunca rahatladık. Hemen yanaştık ve akşam orada çadır kurup kuramayacağımızı sorduk. “Evet” dediler dostça. Sonra da sabah kaçta açtıklarını sorduk ki buzdolaplarına insülinleri koyalım. Sanırım 9 gibiydi açılışları, bize de çok uygundu. Birer bira açtık, kurduk çadırı Ege’ye karşı. Biraları içerken bir daha ne zaman Ege’ye girebileceğimizi bilmiyorduk bile. Küçük dalgalarla oluşan çakıl taşı sesi o kadar rahatlarıyordu ki, sınırı geçtikten sonra yaşadıklarımızı unutuvermiştik. Keyfimiz çok yerindeydi. Otoparkta kalacağı belli olan bir karavanı d görünce iyice rahatlamıştık, yalnız olmayacağız diye. Hava yavaşça karardı ve biz gökyüzünü seyrederek daldık uykuya.

Sabah kalktığımızda sadece karavan vardı. Bir de çeşme yakınında. Sanki hep yaparmışız gibi gittik motorları yıkadık. Maksat büfe açılana kadar vakit öldürmekti. O arada büfe sahipleri geldi, termoslarımızı buzdolabındna aldık teşekkür ederek, ve yola koyulduk. Hedefimiz direkt kuzeye yönelip Bulgaristan’a girmekti. Sıra sıra Türk köylerinden geçtik. Hatta birinde durup dondurma bile yedik. Aynı pastaneden termoslara da buz doldurduk çünkü hava epey sıcaktı.

Yolda aklımızda tek bir şey vardı. İlk kavgamızı yapmıştık, evsizliğin ilk gecesinde kalacak güvenli bir yer bulmuştuk. Ve yola devam ediyorduk…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s