Hazırlık Süreci

Tamam daha önce çok gezdik, çok kez motor yükledik ama bu sefer başkaydı. Hem tatil gibi, hem iş gibi dahası hem de ‘ev2 gibi olacaktı bu iş. Belki motora koyulacak eşyalar çok çeşitlilik göstermiyordu ama düşünülmesi gereken başka şeyler vardı.

Birincisi paramız yoktu. Ama çok sevdiğimiz motosikletlerimiz ve bir de arabamız vardı. Bunları satmamız gerekiyordu. Uğruna işi, müşteriyi ekip gece gece otobüse atlayıp sabahın köründe satış sözleşmesini imzaladığım 990’ımı satmak hiç de istemediğim bir şeydi. Tuğçenin de üzerine cuk diye oturduğu, adeta bir enduro gibi de kullanabildiği mt 09’u vardı. O da satmak istemiyordu hiç motorunu. Bir de emektarımız vardı, skuti. Son olarak da Santa! Güzeller güzeli arabamız sevgili jimny’miz Santa… Birer birer ilanlarını verdik, istemeye istemeye sattık hepsini. Elimize geçen para bize kabaca 1.5 sene yetecekti. Tabi ki kendimize iki tane motor bulduktan sonra.

Motor bulma işi başka br hikayeydi, ki onu da şuradan okuyabilirsiniz. Sonuç olarak kendimize iki tane 125 cc’lik ikinci el Yamaha YBR 125 bulduk. 115 beygirlik motorlarımızdan sonra 10,5 beygire alımak zor olacaktı kesinlikle.

Hazırlık aşamasında düşünmemiz gereken önemli diğer bir konu ise benim tip 1 diyabet hastası olmamdı. O vakte kadar kendimi hiç hasta gibi hissetmesem de, artık bunun bir gerçek olduğunu düşünüp, bir takım hazırlık ve planlama yapmamız gerekmeteydi. Onun hikayesini de detaylı anlatacağım sonra fakat, sonuç olarak insülin stoğunu yoldan temin etmektense yanımıza taşımaya karar verdik. Sanırım motorlardaki 2 haftalık bir tatil yüküne göre fazladan aldığımız yegane şey bu insülinlerdi.

İşlerden ayrılmak ise diğer hazırlıkların yanında en fazla kararlılık isteyen noktaydı. Her ay hesaba yatan maaş ile geçinmeye alışmış biz konforlu canlılar, bir A4’e yazılan istifa dilekçesi ile kendimize bu işte ne kadar ciddi olduğumuzu kanıtlamalıydık. Yalan yok ben 2 ay uğraştım, Tuğçe ise 3 ay. Çok zormuş…

Ve aileler, en zoru ise onları hazırlamaktı. Evleneceğiz diye önce heyecanlandılar, sonra evden gdiyoruz diye telaşlandılar, nihayetinde de bizi iyi dileklerle uğurladılar. O zamanlar heyecanımızdan anlamamıştık ama şimdi geriye bakıp düşününce onlar için ne kadar da zor olmalıydı. Biz bile bilmiyorduk başımıza neler geleceğini, onlar ki motora dahi binmemişler, hele ki böyle bir seyahatin hayalini bile kurmamışlar, acaba başımıza neler gelecekti onlardan binlerce kilometre uzaktayken…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s