Ansızın Gelen Haber, Zamanla Yarışımız ve Güzel Şehir Cartagena

Las Gachas’tan ayrıldıktan sonra artık hedefimiz Kolombiya’daki son durağımız olan Cartagena’ydı. Burdan motorları Panamaya gönderecektik. Bunun için bir konteyner bir de gezi teknesi ile yazışıyorduk.

Konteyner işi kişi sayısı arttıkça ucuzlayan bir iş. Ama pahalıya gelecekti, çünkü Attila’nın Cartagena’ya ulaşması 1 hafta sürecek ve bizim de pahalı Cartagena’da bir hafta kalmamız gerekecekti, üstüne bu iş için en az 8 gün önceden belge imzalayıp motorların gemiye yüklenmesini beklememi gerekiyordu. Yani konaklama da işin içine girince iş biraz tuzluya çıkıyordu, Panama’daki prosedürü ise hiç bilmiyor ve masrafının 400 dolara çıkabileceğini öğrenmiştik. Öte yandan başka motorcu da bulamamıştık konteyner paylaşımı için.

Diğer koldan ise Alman bir dernek tarafındna işletilen ve Kolombiya’dan motor çıkarabilen tek gezi teknesi olan Steel Rat ile yazışıyorduk. Fakat bir türlü cevap gelmiyordu. Farklı kanallardan bir kaç mail daha atınca cevap geldi ve spam klasörümüzü kontrol etmemiz gerektiğini söylediler. Meğersem mailleri spam’e düşüyormuş ve bize 2 gün önce evraklar için mail atmışlar. Apar topar evrakları gönderdik ve o günün saati ile akşam 4’te daha 300 km’miz varken sabah 9’da Cartagena’da olacak gibi yola koyulduk. Hedef Hava kararana kadar motor sürüp, fiyatına çok bakmadna doğru düzgün bir yerde konaklayıp, sabah da erken kalkıp son km’leri yapıp Cartagena’da gemi ile buluşmaktı.

Akşama kadar motor sürdük, tempolu ama güvenli bir şekilde. Fiyatı da çok pahalı olamayan ama güzen ve güvenli bir yol üstü otel bulup maillere baktık ve kafamızdan aşağıya kaynar sular indi. Alman Ludwig’den mail gelmiş ve pasaportlarımızı mürettebat listesine ekleyemediklerini ama motorları alabileceklerini söyleyordu. O hayal kırıklığını anlatmamız mümkün değil ama yapacak birşey yoktu. Sabahki buluşmayı kaçırmamak için yola devam ettik ve herkesten önce buluşma noktasındaydık. Çantaları yüklerimiz gemiye verdik ve kendimizi Panama’ya geçirmek için bir yol aramaya başladık. İki alternatif vardı, ya başka bir gezi teknesiyle geçecektik ya da uçakla. Biz uçağı daha hesaplı ve zaman açısında daha verimli olduğu için tercih ettik. Ama motorları gemiye yüklemeden bilet de almadık, çünkü Ludwig güvenimizi oldukça kırmıştı. İş sonuçlanana kadar hareket etmemeye ve Cartagena’yı gezmeye karar verdik.

Bu telaş içinde vardk Cartagena’ya. İnanılmaz güzel, kolonyel rengarenk bir şehirdi. Bizim yer baktığımızı anlayan bir adamla evindeki bir odayı tutma konusunda uygun bir fiyata anlaştık. Oda rezalet görünse de tüm temel ihtiyaçları karşılıyordu. İnsülinler için buzdolabı, odada klima, duş, tuvalet, kirli olmayan ama temiz de sayılamayacak yatak ve en önemlisi merkezin de merkezinde bir konum.

Odaya yerleşip, şehri gezmeye başladık ve bayıldık. Medellin olmazsa Cartagena’da yaşayabiliriz hayatımızın geri kalanında.

Daha önceden Cusco, Peru’da tanıştığımız Ulaş da burdaydı ve akşam onunla buluşmak için sözleştik. Surların üstünde bira içip alabildiğince muhabbet ettik. Çok kısa süren Cartagena maceramız sabah motorları gemiye yükleyip, taksiyle havaalanına gitmemiz ve zorlu bir süreç sonunda Panama biletlerimi alıp uçağa binmemizle sona erdi.

Aklımızın bir köşesinde çok güzel tatlar bıraktı Kolombiya, yine geleceğimiz kesin. Çok ama çok sevdik.

Reklamlar

Ansızın Gelen Haber, Zamanla Yarışımız ve Güzel Şehir Cartagena” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s