Indichuri ve Quito Yolu

Pailon del Diablo’dan hemen sonra Puyo’ya doğru ilerledik. Puyo merkeze şöyle bir bakıp çıktık. Montañita’da tanıştığımız Amelie bize bir nokta önermişti kamp için. Amazon kıyısında Puyo’nun 30 km güneyinde bir tesis. 

Gittik baktık, ama kapalıydı tesis. Evet gece geçirilebilirdi ama bir şey anlamadan geçecekti gece. Onun yerine hemen 300 metre geride girişi olan Indichuri’ye saptık. Bizi bir restoran karşıladı. Sorduk nerde kalabiliriz diye, az ileride yürüyerek ulaşılabilen şaman bir ailenin olduğu yere yönlendirdi bizi.
Gittik selamlaştık, odaya baktık. Yatakların üzerinde tül olan kapı pencere açık bir odaya adam başı 5 dolar istediler. Elektrik su falan da yok, hani tamam bunlar şaman böyle yaşıyolar diycem ama kendi odalarında elektrik de su da var. Hal böyle olunca restorana gidip oraya çadır kurmayı sorduk. Evet cevabını aldık. Aslında ayahuasca ayini de düzenleyen bu aileyle kalınabilirdi ama hiç o kafada değildik. Zaten öyle hadi diyince olmuyor, özel diyeti falan var. Bir de ben barışığım arkadaş kendimle, şimdilik gerek yok. Bir şeyleri çözemezsem denerim ayini 🙂
Yavaş yavaş kafası güzel olmaya başlayan Ati’ye veda edip yaağa gittik biz yemekten sonra. Yatarken restoran sahibi etrafta timsah var bir ateş yakalım dedi. İnsana gelmiyormuş ama yine de önlem için dediler. Biz de bu kafayla yattık işte.
Sabah çatlak bir papağan uyandırdı. Kalktık çadırı topladık, bir baktık hemen 30 metre ötemizde gölette timsah var!! O arada restorandan bir çocuk geldi ve meraklı Tuğçe’yi diğer timsahların olduğu yere götürdü. Tuğçe gözleri kocaman açık döndü ve anlatmaya başladı 🙂


Toparlanırken restoranın sahibinin oğlu ile top oynayıp vedalaştık ve yola düştük. Ati hala uyuyordu, sonra görüşmek üzere ayrıldık.


Tekrar Puyo’dan geçti yolumuz. Tam da Puyo’nun bağımsızlık gününe denk gelmişiz, şehirde bir curcuna hakim. Kahvaltı yapıp Tena, ordan da Quito’ya doğru devam ettik.


Tena’yı geçtikten yaklaşık 1-2 saat sonra Baeza adlı kasaba durup uygun ve de güzel bir hostel bulup yerleştik. Gece boyu çılgınca yağdı yağmur. Burası da termalleriyle ünlü bir kasaba ama hostelin sıcak suyu o kadar iyiydi ki hiç termale gidesimiz kalmadı 🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s