Tortugas ve Chiclayo

Lima’da panamericana’yı kullanarak Peru’yu terk etme kararı almıştık. O yüzden kıyıdan kıyıdan gidiyorduk. Harita’da kamp yaparak kalacak yer bakarken başka bir gezginin notunu gördük. Apaçık silahlı soygunda herşeyini kaybettiğini yazmıştı. Biz de bu yüzden kamp yapmayalım dedik. Güzel bir sahil kasabası gibi görünen Tortugas’a indik. Kasaba gerçekten bir tatil kadabasıydı ve sezon dışı olduğundan açık mekan bulmak zordu. Bulduklarımız da ya pahalı ya da çok bakımsızlardı. Bakımsız derken çarşafta saçlar, yatak örtüsünde de toz toprak vardı. 
Birkaç yerliyle konuştuktan sonra bu bölgede kamp yapmanın güvenli olduğuna kanaat getirip, sahile kurduk çadırları. Harika bir günbatımı ise mükafatı oldu.
Sakin bir gece geçirip kuzeye doğru devam ettik.


Chicloya adlı kasaba konaklamak için uygun duruyordu. Bir Peru klasiği olan çılgın trafikten sıyrılıp bir hostel ve otopark bulduk. Odaya yerleşip duş alıp internette hakkında olumlu yorumlar olan Mi Tia’ya gittik. Burası bir pastane ama geceleri de hamburger satan bir mekan aynı zamanda. Önünde çılgın bir kuyruk vardı. 


Beklediğimize değdi ve nefis hamburgerleri indirdik mideye.
Sabah kalkıp ilk hedefimiz olan Sipan müzesine doğru yola koyulduk. Attila müzeyi gezmek biz de daha ilerdeki açık hava müzesini görmek isteyince o noktada ayrıldık. Yolda buluşmak üzere tabi.
Açık hava müzesine gelirsek eğer, kapısında yağ değiltirmekten başlayayım. İki motorun da yağını değiltirdik. Benim motorun yağ tapasını arjantinli ustalar yalama ettiğinden en son motoru indirdiğimizde Andahuaylas’ta yeni diş açmış ve yeni tapa takmıştık. Bu tapanın contası kopmuş ve yağ akıtıyordu, eski contayı biraz genişletip sızdırmaz hale getirdim. Sonra da yağları değiştirip, müzeye girdik. 
Daha kazı aşamasında olduğundan çok birşey anlamadık. Sipanların inkalardan çok önce buada yaşayıp metal işçiliğinde iyi olduklarını gördük. Yine avokado yine lama yediklerini de 🙂
Otoparka döndüğümüzde Attila yoktu, son ayrıldığımız noktaya geri döndük ama izine rastlamadık. Yola planladığımız gibi devam ettik. Tam akşam oldu, top case demirinin kırıldığını anladım. 

En yakın kasaba olan Motupe’ye varıp bir otel ve yine otopark bulup yerleştik. Sabah ilk iş demiri kaynatmak olacak, bu arada Attila’dan hala haber yok..?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s