Peru Çıkışı da Girişi Gibiydi, Merhaba Ekvador :)

Sabah ilk iş çanta demirini kaynattırmak oldu. Gittiğimiz kaynakçıda yan ayakları da uzatıp genişletecek bir parça da kaynattık. Artık mıtorları daha huzurlu park edebileceğiz. Çanta demiri de sağlam oldu gibi. Onu da bakalım görücez önünüzdeki zamanlarda. Bu arada bu vesileyle çantadaki kullanmadığımız ama ne olur ne olmaz diye sakladığımız birçok ıcır zıvırı da atma şansı yakaladık. Bir kısmını da yan çantalara dağıttık. 
Attila’dan haber alamadık hala ama yola da devam etmemiz lazımdı. Öğlen olmuştu ama 300 km’miz vardı sınıra. Yol Ekvadora yaklaştıkça düzeldi, çukurlar azaldı. Bu sayede 300 km’yi 4,5 saatte aldık az giden motorlarımızla 🙂 şaka bir yana ortalama 80-90 arası gidebildik.
Sınıra yaklaştığımız son 10-15 km ise macera doluydu. Yaklaşık 10 tane sağlam dere geçişi yaptık. Yol sel sonrası tamamen sular altında kalmış ve biz de o sudan geçtik 🙂


Sudan geçişte aslında bir sorun yok ama bazı yerlerde betonun üstü feci bir şekilde yosun tuttuğundan bir anesinde motor kaydı ve düşt ben de selde kütüpe tutunmuş yavru ayı gibi motorun üstünde kaydım onunla ama düştüm diyemem. Kaydık öyle, zaten motor da hem yan çantalar hem de koruma demiri yüzünden tam düşmüyor :), o kadar kayganki ayakta bile durulacak gibi değil. Eğlendim bile diyebilirim 🙂 sonradan farkettik ki köylüler tarlakara doğru toğraktan suyu geçiyorlarmış. Biz de öyle devam ettik, ne motorda ne bende hiçbir sorun yok. Belki dakar takip edenler bilirler, bir kare vardı, aynı böyle bir su geçişi ve ünlü ünsüz tüm yarışçıların kayarak düştüğü 🙂 Benzeri bir geçiş yani.

Bu videodaki gibi 🙂
Neyse sınıra vardığımızda resmen öanur banyosu yapmış gibiydik çünkü yol gittikçe zorlaşıp çamura bata baa geçer hale gelmiştik.
Ve nihayet Peru’dan çıkış. Nihayet diyorum çünkü, olumsuza odaklanmak istemeyen ben açıkça şunu diyebilirim ki şu ana kadar gördüğümüz ülkelerden gelişimi en çok reddeden ülke Peru’ydu. Bolivya bile daha ileriydi. 
Tabi ki Peru’dan çıkmak girmek gibi zor olacaktı. Elimizde hangi evrak varsa sordular, rüşvet alabilmek için. Ehliyet’in uluslararası olmasından, sınırdan çıkışla hiçbir alakası olmayan trafik sigortasına kadar. Hepsi tamdı ve sadece işlemleri zorlaştırıp uzatarak sabrımızı denediler. Oldukça da kabaydılar ki bu da bir deneme tabi ki. Aralarında 3 km bulunan gümrük ve migrasyon arasında mekik dokuduk çıkabilmek için. Ama 1,5 saatin sonunda alnımız ak bir şekilde geçtik kapıyı. Ekvador ise yine kısa olmayan ama tertemiz bir işlem sırası ile bitti. Ve inanılmaz dostanelerdi. Güzel bir izlwnimle girdik Ekvador’a. 
İlk kasaba olan Zapotillo’da bir otele park ettik motorları ve dinlenmeye geçtik. Bu arada Attila’dan da haber geldi, sanırım sahillerde yeniden buluşacağız. O başka kapıdan geçmiş sınırı.
Ekvadorla ilgili ilk tespit doğa oldu. Heryerde kafaya sırta zıplayan çekirgeler ve envai çeşit böcek var. Bir de boyutları tümsaha yaklaşmaya başlayan kertenkeleler 🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s