Playa la Mina ve Lima!

Huacachina sonrası hedefimiz Playa La Mina idi. Burası Parrancas milli parkı içinde bir koy. Kamp yapılabiliyor. 
10 sole giriş yaptıktan sonra Peru kalabalığını hissetmeden sakince kafa dinlemek için çok iyi bir alternatif. Biz de öyle yaptık ve sahile çadırı kurup, denize girip, plaj sakinleriyle beraber muhabbet ederek güzel bir gece geçirdik. Çok da iyi oldu. Uzun süredir denize girmemiştik.


Sonrasında ise otoyoldan hızlıca vardık Lima’ya. Gelmeden önce de kalacak yeri ayarlamıştık fakat vardığımızda motorlarımızı pis oldukları için hostelin garajına almak istemediler. Çünkü garajı kapatıp 20 yaaklı bir yatakhaneye çevirmişlerdi. Tam ortada kaldık derken hostelde gönüllü çalışan ve hostel sahibinin palavralarını görünce bize üzülen çocuk başka bir yer tarif etti ve işte o anda Lima eğlencemiz başlamış oldu.
Hemen yan sokaktaki hostel, sakinleri ile bambaşka bir yerdi. Madde bağımlısı Donald, onun Hollandalı ve yine madde bağımlısı çocuk (ismini bilmiyorum) ve hostel’in kah çocuklu kah sırtçantalı misafirleri ve tabi ki dünyanın en uyuşuk görevlisi ile karikatür veya sitcom gibi bir ortamdı 🙂
Başta garip gelse de sonra alıştık ve sabah Donald’ın kahkahaları ile uyanmaya başladık.
Lima bize öyle bir anlatılmıştı ki, cehenneme gidiyoruz diye üzülüyorduk. Belki de konsoloslukta işimiz olmasa hiç gelmeyip bu güzel şehri ıskalayacaktık. Evet sevdik Lima’yı. Trafikten korkuyorduk ama pekçok Lima ve Bolivya şehrinden daha iyiydi, bir sıkıntı yaşamadık.
İlk iş Türk konsolosluğuna gitmek oldu. Gayet nezih bir yerdeydi. Randevu alıp vekaletimizi çıkartmıştık. O yüzden işimiz çok hızlı oldu. Sonrasında ise tavsiye ile bir türk restoranı bulup pide, iskender ve sütlaca doyduk. Fiyatlar yüksek olduğu için abartamadık menüyü.


Bu esnada sokakları yürüme fırsatı bulduk. Avrupa şehirleri gibiydi gördüğümüz kısımları. Ertesi gün ise motorlara parça ararken sanayiyi görüp kendimi Göztepe sanayide hissettim.
Miraflores sahili ise İzmir Caddebostan karışımı ve deli gibi aktif bir yerdi. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Buenos Aires dahil şu ana kadar gördüğümüz en hareketli şehir burasıydı. İkinci de yine bir Peru şehri olan Cusco! Peru bizi şaşırtmaya devam ediyor.


Hostel’de motorla ilgili işleri hallettik, yolda tanıştığımız Kevin ve Celia ile buluştuk. Bize güzel yemek yapıp ağırladılar, Cusco’dakinin rövanşı olarak 🙂
Dolu dolu 4 günün sonunda şehirden ayrıldık. Güzel anılarla hem de 🙂 Artık Peru’yu terketme vakti, o yüzden dağlar yerine sagili takip eden Pan Americana’dan Ekvador’a doğru ilerleyeceğiz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s