Sucre – Putani arası Ruta 23 ve Amazonlara Giriş

Sucre’de yedik içtik dinlendik derken ya yediğim birşeyler ya da gece çok soğuk olması ya da hepsi bir araya gelip biraz hasta etti beni. Mideyi ya üşüttüm ya da bozdum ama sonuç, biraz karın ağrısı ile beraber güvercin gibi yememle yediklerimin dışarı çıkması, sanki hiç sindirim sistemim yokmuş gibi 🙂

Neyse yola böyle çıktık. Yolun adı Ruta 23. Bolivya’da ana şehirler arası yollar asfalt, diğerleri ise toprak. Bu yol da asfalt olanlardan. Yol sıklıkla Romanya’da geçtiğimiz transalpina’yı andırsa da en az 1000 metre daha yüksekten geçiyor. Fakat dağ köyleri, ormanlar, manzara inanılmaz. Ve o ana kadar Bolivya’da yol kenarında çer çöp görmemiş olmak bizi doğanın içine tamamen aldı motor sürerken.


Dehşet kanyonlardan geçip, bulutlarla aynı hizaya çıkmak o kadar güzel ki, çok özlemişiz bunları Arjantin’de.
Hava kararmaya yakın kamp yeri aramak için arkadaşımız Lucas ormanın içine daldı ama bizim motorların çıkamayacağı bir yer bulup motorunu düşürüp geri geldi. Dedik biz çıkamayız, bunun üzerine yolun karşısındaki düzlük alana giden Tuğçe buraya kuralım dedi, olur dedik. Burası da tüm hava koşullarına açık ama vadiye tepeden bakan, yola uzak bir düzlüktü, rakım ise 3300 civarı.


Ben motordan iner inmez kötü olduğunu farkedip çadırda yattım. Tuğçe yemek hazırladı. 2 gecedir bizimle bizim çadırda yemek yiyen Lucas’ı almadık bu sefer çadıra. Gece benim için zor geçti, 4 kere tuvalete dışarı çıktım. Sabah olduğunda biraz daha iyiydim.
Sabah kocaman bir bulutun içinde uyandık. Güneşin görünmeyeceği belli olduğundan çadırın ikinci katmanını güzelce iç dış kurulayıp paketledik ve yola çıktık.
Yol yine şahane manzaralar eşliğinde ve virajlarla Putani’ye getirdi. Burada Lucas’la ayrıldık. O La Paz’a doğru biz ise biraz amazon kokusu almak için Villa Tunari’ye doğru gittik.
Villa Tunari yolu sanırım başka bir anayolun bir parçasıymış ve kamyonlarla dolu zaman zaman asfaltta kocaman delikler olan bir hale büründü. Üstüne bir de benim motor teklemeye başlayınca zor geçti. Fakat amazona yaklaştığımız ağaçlardan ve birkilerden, yol kenarında satılan öbek öbek muzlardan, kuşların çıkardığı seslerden ve sağda solda gördüğümüz timsah heykellerinden çok belliydi.

Fakat kuzeye çıktıkça ülke herkesin anlattığı Peru’ya benzemeye başladı. Kafasına göre sollama yapanlar, yolların pisleşmesi… Sanırım bize Peru öncesi antrenman oldu bu yol.
Villa Tunari ise küçücük bir kasaba, iki amazon kolu arasında kalmış. Kısa bir kalacak yer bulma turu sonrası en ucuz yerde kaldık. Bir gecesen fazla kalmayacağımızı anlamış bulunduk çünkü.
Odaya yerleşip bir iki turlamaya çıktık. Internet olmadığk için otellerde hat aldık. Hattı alırken satıcı bilmesine rağmen bize yanlış bilgi verdiği için promosyonlu kampanyayı kaçırdık. Herhalde uzun süredir kimseye sinirlenmediğimiz için kıza çok sinirlendik ama sakin bir dille, yaptıklarının yanlış olduğunu anlatıp, kötü referans olacağımızı söyleyip çıktık. Ama ioverlander’a da yorumumuzu yazdık.
Fakat amazonun girişi olmasına rağmen öyle bir doğa var ki en pis yeri bile güzel gösterebiliyor.
Gece sakin geçti, şimdi kahvaltı yapıp La Paz’a doğru yollanacağız.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s