16 Aralik 2016 – Lago O’Higgins > Puerto Yungay

Dun ogleden sonra baslayan ve cadira siginmamiza sebep olan yagmur, gece yerini daha cok yagmur ve zaman zaman firtinaya varan, ve kendinden baska hicbir sese yer birakmayacak kotu hava kosullarina birakti. 

O kadar gucluyduki doga ilk defa korktum. Yastiga kafami koyunca yerden gelen gurultulerden, ustumuze yapisan cadira, yagmurun sinir bozmaya baslayan citirtilarindan, Yanibasimizdaki incecik dereden selaleye evrilmis suya kadar hersey korkunctu. Bur turlu deliksiz biz uykuya dalamadim. 
Sabah uyandigimda saat 5:59’du. O topraktan gelen gumburtuler toprak mi kayacak diye korkuttu gece boyunca, ama aslinda devasa bir hale burunmus suyun sesiymis. Cadirdan kafami uzatinca anladim.


Moral olsun diye guzel bir menemen patlattik, ustune bir cirpida toparlanip, iki gun once kolayca gectigimiz cimenlik bolumu, bu kadar yagmurdan sonra nasil tirmanicagimizi dusunerek bindik motorlara. Once kendi motorunu sonra Tugce’ninkini cikardim ama arkamda bana yardim eden Tugce’yi farketmemisim ve tamamen camura bulamisim :/ Neyseki hava biraz yumusadi da yol kenarindan akan bir suda temizledik ustunu.

Zorlu birkac cikistan sonra kasabaya vardik, ekmek aradik ama bulamadik, yola devam ettik, ve bizim Avustralya’li cift Bob ve Anne’i gorduk. Onlar da baska bir nehrin kenarinda konaklamislardi araclariyla. Kapilarini caldik ve 1 saate yakin bir kahve molasindan sonra vedalasip ayrildik yanlarindan. Belki yolda yine karsilasacagiz. Cok sevdik onlari 🙂
Rio Bravo’dan Yungay’a gecen feribotun saatini bilmeden yola dustuk. Ruzgar o kadar siddetliydi ki cogunlukla motoru yolda tutmakla ugrastik ama biz bununla ugrasirken yolun nasil bittigini anlamamis olacagiz ki bir anda vardik iskeleye. Iskelede neydeki ustu ve kapisi kapali bir bekleme salonu vardi. Icinde de iki fransiz kiz. Onlar ise sirt cantasi ile O’Higgins’e otostop cekerek gitmeyi hedefliyorlardi. Sabah 10’dan beri hicbir arac almamis, bizim binecegimiz feribottan inenleri bekliyorlardi ama tek bir arac geldi, ona da binemediler :/
Biz ise bir feribot dolusu kamyon ve minibus esliginde bindik gemiye, kendimizi Yungay’a attik. Buradaki bekleme salonunda geceyi gecirip, yarin aksamki feribotu beklemekti hedefimiz. Hava cok soguk ve firtinaliydi, cadir kurmadan geceyi gecirebilecegimiz icin sevincliydik. 


Son yanasan geminin hizli cekim video kaydini yapiyordum, ve son cikan araci gordugumde hemen Tugce’ye disari cikip Bob’lari durdurmasini benim ise bu videoyu onlara gosterecegimi soyledim heyecanla. O da cikti ve durdurdu 🙂

En az bizim kadar sevindiler 🙂 Ve dediler ki, suraya park edip tavani actigimizda kapiyi calin size yemek yaptik!! Hissettigimi duygular tarif edilemez cinstendi. 
O guzelim karavanlarinda geceyarisina kadar yemek esliginde muhabbet ettik. Bizim Puerto Yungay’da bir yerlere cadir kurup uyuyacagimizi bildiklerinden ve O’Higgins’te yapacak birseyleri olmadigindan yanimiza gelip geceyi bizimle gecirip bize yemek yapmak istemisler. Yemekte patates, et ve pismis balkabagi vardi. Balkabagini hic boyle yememistik ve bayildik! 


Biz yemekten ve muhabbetten sonra beles cabaña’miza cekildik. Duz ahsap banklarin ustune ilk olarak sunger mati, ustune sisme mati yarim sisirip, tulumun icine girerek uykuya daldik.

Sicak su 1000
Genel -133000

Reel 78000
14 kamp

1 uyku tulumu

1 kamping

5 pansiyon

3 arkadas

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s