7 Aralik 2016 – Pumillahue > Castro > Quellon

Sabah balikcilarin sesi ile uyandik. 4 balikci asagidaki kayiklarina malzeme indiriyordu. Bazi malzemeler ise hafif dayanikli ve hacimlilerdi. Bunlari ise yaklasik 30-40 metreden bizin cadirin yanindan asagi sahile attilar. Oldukca sasirdik. 
Adamlar gittikten sonra kendine guzel bir filtre kahve yaptim, Tugce ise uyuyordu. Sarji gece biten sorunlu telefonu sarja taktik ve bingo, hersey calisiyordu.
Adanin dogusuna gitmeye karar verdik, iki tane selale gosteriyordu harita. Yine 30-40 km toprak surusten sonra selale olan yere geldik. Ona buna sora sora bulduk selalenin oldugu yolu.
Motorlari park ettik ve selale oklarini takip edip, kurumus selaleyi bulduk. O sirada yukardan bir kadin bagirmaya basladi, evim surda odemeknicin gelin gibisinden. Tepemin tasi atti tabi, daha bu kitayla ilgili genelleme yapacak halim yok ama, birinden bisey isteden sozlesmisler gibi 1500 peso diye cevap veriyorlar. Anladik fakirsiniz de hic bir girisim de yok neyse, zaten olay tavirda. Tavra gicik oldum ben.


Selale falan bulamayinca gerisin geri ciktik motorlara. Bu sefer de bi adam bekliyor motorlarin basinda. Saniriz o kadinin kocasi. O da para istiyor. Ispanyolca bilmiyor taklidi yapiyoruz. Cunku ne geldigimiz yerde birisi vardi ne de ucret yaziyordu, ayrica adamin selaleyi nadil sahiplendigini hic anlayamiyorsunuz. Ve de o adam kim, belki de bambaska birisi. Zaten fis falan da kesmiyor ki Ili’fe fissiz is gercekten yapilmiyor.
Bir sure ispanyolca bilmeyen biri olarak tek tuk ispanyolca kelimelerle derdimizi anlaymaya calistik, sonra da anlamamazliktan gelince, turkce “ya buraya ucret yazicakdin ya da burda bekleyeceksin” dedim. Hepsi sark kurnazi olmus. Hala para diyo, ben de carabineros’a gidiyoruz diyince, gidin arazimden demeye basladi. Terk ettik olay yerini.
Sonraki hedef ise Castro’ydu. Castro’ya giderken yolda karsilastigimiz insanlar ve akil yoksunu tavirlari cileden cikartti. Guc bela attik kendimizi Castro’ya. Neyseki Castro guzel bir yerdi. Bir restoran bulup oturduk. Ogle yemegi yememistik daha.
Restoranda istedigimiz somon bir todt olarak gelinceki hayal kirikligimizi anlatamam. Hala olmamisiz, menuleri anlayamiyoruz 🙂
Bir anda karar verip, adadan hazir sikilmisken, Quellon’a gidelim dedik. Quellon’a geldik, venzin aldik, o ara da bir Frandiz motorcu yanimiza geldi. Chiloe’den sabah 3’teki feribotla Chaiten’e gecip carretera austral’e devam edecekmis. O ara bir bakalim dedik fiyatlara ve o da ne, biz bu feribotun fiyatini iki kati olarak hesaplamisiz iki gun once. Gulsah’lara ayip edecegimizi bilerek bilet alalim mi dedik. Feribotta yer yok gorunuyordu internette ama biz yine de Fransizin tavsiyedi ile bilet ofisine gittik. Bilet de var fiyat da yaridi dusundugumuzun. Hal boyle olunca aliverdik biletleri. Guzel insanlar Emre ve Gulsah’a ulasmaya calistik ama uyuyorlarfi herhalde. Uzgunuz ama borcumuz olsun yine gelmek. Hava iyiyken yol almak istedik…
Feribot sabah 3’te oldugu icin, bir restorana oturup vakit gecirdik. Kahve falinda cikan yolda bize katilacak ucuncu kisi acaba bu Fransiz mi? Fali nerde baltirdiniz demeyin, Gulsah bakti 🙂
Gemiye geldik, motorlar baglandi ve salona ciktik.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s