Diyabetik Durumlar

Bugün İstanbul’dan ayrılıp, evi, işi, sevdikleri geride bırakıp yola çıkışımızın, hangi akşam nerde kalacağımızın belli olmadığı bir serüvenin dördüncü haftası. Yanımızda sadece bir arkadaş getirebildik, o da diyabet. Nasıl mı? Buyrun kendisi anlatsın…

Fatih’le 7 yıldır beraberiz, tatlı ekşi günlerimiz oldu ama hiç bu kadar iyi olmamıştı aramız. Nasıl oluyor da bu kadar iyi aramız onu da Fatih anlatsın 🙂

Diyabetim için yaptığım şeylerin başında onun halini hattını bol bol sormak geliyor, bunu da yapabildiğim kadar kan şekeri ölçümü yaparak hallediyorum. Sabahları daha 130’un üstüne çıkmadık, genelde 80-90 arası gidiyor şekerim. 


Peki ya yolda motosiklet sürerken nasıl oluyor bu? Bir acıkınca yiyoruz, abur cuburu kestik, iki ihtiyacımız kadar yiyoruz. Yiyecekleri de olabildiğince, çeşitli ve sebze kökenli seçmeye çalışıyoruz. En büyük değişiklik ise ekmeği çok azaltmış olmamız.


Bir de insülin konusu var, yanımızda insülinleri taşımak için kaliteli termoslar taşıyoruz. Neredeyse 5 aylık insülin yanımızda, bunları iki adet termosun içinde buzlu suda tutuyoruz. Her gün de bir restorandan buz rica ederek içine ekliyoruz, ve sürekli sıcaklık ölçümü yapıyoruz. Şimdilik hiçbir sorun yok, hatta termoslarda sakladığımız insülinlerden ilk uzun ve hızlı etkili olanlardan birer kalem kullanmaya başladım ve sonuçlar mükemmel. 


Tuğçe bu buzların değiştirilmesi işini üstlendi ve onun sayesinde bu stresten de uzak duruyorum. Güleryüzüyle şipşak hallediyor her işi 🙂 Diyabetli yakınlarının önemi için çok güzel bir örnek kendisi.


​​Bu arada istanbul’da günde 20-25 ünite arası humalog hızlı etkili insülin kullanırken şu anda 15’i nadiren geçiyor. Bu da uzun vadede insülin direnci sorununu uzak tutacaktır.

Reklamlar

Diyabetik Durumlar” üzerine 10 yorum

  1. Merhaba,
    Şimdi bu insülin iğneleri ile ilgili o kadar çok sorum var ki:) Bir kısmını burada sıralayacağım, aklıma geldikçe yine sorarım:) Ben de MS için soğuk zincir iğne kullanıyorum. İğnemi her gün vurmam gerekiyor. Nisan ayında Likya yolunda yürümek istiyorum ve şu an en önemli sorunum iğnelerimi nasıl soğuk tutacağım. Yaklaşık 18-20 gün sürüyor. Yanımda 20 günlük iğne bulundurmam lazım. Konaklama çadırda olacak ama kamp alanlarına çadır atacağız. O yüzden akşamları orada dolaba koyabilirim. Ancak gündüz 10-12 saat iğneleri soğuk tutmayı başarmam lazım. Termos olayını düşündüm ama bu yöntemle iğneleri kaç saat soğuk tutabileceğimi bilmiyorum. Sabah yürüyüşe geçip akşam kamp alanına girene kadar suyun içine buz atma şansım olmayacak, tahminen 10-12 saat. Termostaki suyu kaç saatte bir değiştirmeniz gerekiyor. Bir de elinizdeki termos bunun için yapılmış özel bir termos mu, ekstra soğutmalı falan:) Herhangi bir termos olur mu? Sakıncası yoksa termosun markasını öğrenebilir miyim? Bir de tamamen merakımdan soruyorum, 5 aylık insülin iğnesini 2 termosa nasıl sığdırdınız? Benim iğnelerim hazır şekilde. İnce ama 20 günlük iğneyi tek termosa ancak sığdırırım. Tabii insülin her gün mü kullanılıyor bilmiyorum. Şimdiden teşekkürler. Yolunuz açık olsun:)

    Beğen

    1. Merhabalar, öncelikle geçmiş olsun. Benim iğnelerin bir tanesi 2 hafta yetecek kadar enjeksiyon barındırıyor içinde o yüzden 10 tane iğneyi bir termosa koyunca işimi görüyor. Biz bu işin stanley’nin food thermos denen normal termostan biraz daha hacimli ve ağzı büyük thermoslarını kullanıyoruz. Günde bir 6-7 tane buzu bir termostaki ilaçların yanındaki boşluğa koyup öyle taşıyoruz. Sıcaklığı da ölçüyoruz süt derecesi ile. En fazla 14-15 dereceyi gördük en sıcakta. Ama zaten insülinler direkt güneş ışığı ve 20 dereceler görmediği sürece yapısını bozmuyor kolay kolay. Ben 5 aylık taşıyorum çünkü bu yöntemle buzdolabında 4-8 derecede 2 senelik son kullanma tarihleri varsa ben en fazla 5-6 ay sağlıklı tutabilirim diye düşündüm. 1 ay sonunda sorun yok gibi. Umarım yardımcı olmuştur cevabım 🙂

      Beğen

  2. Çok yardımcı oldu teşekkürler. Pratik ve güvenilir bir yöntem gibi görünüyor. Bunu deneyeceğim.

    Beğen

  3. kullandiginiz ms ilaci, betaferon ise soguk zincire gerek yok. arttik saklama kosullari 25 derece altinda olacak sekilde uretiliyor.

    Beğen

  4. Merhaba,
    Öncelikle tebrik ediyorum sizi 125cc YBR ler ile dünya seyahati cesaretinizi. Akıllı bir seçim olmuş. Yamaha WR125X de bu seyahat için uygun olabilirdi.
    Diabetle ilgili birkaç önerim olacak.
    Aslında önereceğim şey diğer her türlü hastalık için geçerli. Hastalıkların hepsi vücudun iç sıvısının asidik olmasından kaynaklanıyor. Vücutta asit üreten tek organ mide. Dolayısıyla sizin de söylediğiniz gibi yediğiniz besinlerin alkali olmasına dikkat ederek bunu kontrol altında tutabiliyorsunuz.
    Ayrıca içtiğiniz suyun PH değerinin 7 ve üzeri olması yani asidik olmaması da önemli.
    Beyinde açlık ve susuzluk merkezi birbirine yakın olduğu için açlık hissettiğinizde önce su içip hissedilenin aslında susuzluk olup olmadığını kontrol etmeniz önemli.
    Yemeği düzgün yiyip, yemek aralarının en az 3-4 saat olmasını bu arada su içmek dışında atıştırma yapmamanız depo edilen yakılması bakımından önemli.
    En önemlisi bu rahatsızlıktan tamamen kurtulmak için yapabileceğiniz basit bir şey var.
    Karbonat. Evet ingiliz karbonatı olarak bilinen suyun içine katıldığı zaman ph yükselten (Eczaneden almanız önemli, marketten alacağınız karbonat içeriği doğru olmayabilir) alkali su. İçindeki sodyum içeriği fazla ve sürekli kullanımda yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığı yapabileceğinden aynı işlevi gören limonlu su ile kombine kullanılabilir.
    Size tavsiyem gündüzleri su içtiğiniz mataranın içine birkaç dilim limonu bırakmanız sadece suyunu sıkarak değil, zira kabuğunda da gerekli şeyler var, gün boyu suyu bunun üzerine ilave etmek. Hele yolda doğal olanını bulma imkanınız varsa bozulmayacak kadarını stoklamanız iyi olur, her zaman iyi limon bulmak mümkün olmuyor.
    Karbonatlı suyu ise gece yatmadan evvel ve sabah ilk uyandığınızda kullanacaksınız. Bir bardak suya yarım çay kaşığı. (Uyandığınızda hemen su içmek çok önemli. )Kullanmaya başladıktan sonra farkı göreceksiniz.
    İnternetten Kemal Milar ismini araştırarak karbonat mucizesi ile ilgili şeyleri okuyabilirsiniz. Diyabeti tamamen geçirmek mümkündür, devamlı ilaç kullanmak insanın kaderi değildir 🙂

    Size ayrıca yolculuğunuzda yardımcı olacak, enerjinizi yüksek tutmanızı sağlayacak, hastalanmanızı önleyecek bir şey önereceğim, çok basit sabah kalktığınızda uygulayacağınız 5-10dk nızı alacak 5 egzersiz.
    Bunu yapmaya başladığım 4 senedir hasta olmadan yaşıyorum. Bu arada 49 yaşımdayım.
    5 Tibet Ayini – 5 Tibetian Rites – Tibetin Gençlik Pınarı (Kitabı) Peter Kelder- Tibet Egzersizleri
    The Ancient Secret Of The Fountain Of Youth By Peter Kelder (Kitap)

    İnternette üstteki isimlerini yazarak bilgi ve videolarını bulabilirsiniz. Yapılışı sırasında nefes alıp verme şekline dikkat edin, daha etkili sonuç alırsınız. Hareketlerin yapılış sırası önemli. Başlarken her hareketin 3 tekrar ile başlayıp, her 1 hafta 10 gün sonra her harekete 2 şer tekrar ilave ederek, 2.5 ay sonunda her hareketi 21 er tekrar ile yapıp ( 21x 5 ) bu sayıda kalmak şeklinde devam edilecek. 10 gün sonra fiziksel durumunuzdaki değişiklikleri hissedeceksiniz.
    Açık havada yapma şansınız var ki bu çok daha etkin olmasını ve hızlı sonuç almanızı sağlar, fiziksel egzersiz gibi değil, gözler kapalı yavaş ve hissederek yapmak önemli.

    Ayrıca bu egzersizler vücudun toksin atmasını sağladığı için, diyabet rahatsızlığına da iyi gelecektir.
    Herhangi bir şey sormak isterseniz yazabilirsiniz.
    Yolunuz açık, şansınız bol olsun.
    Sevgiler,
    Mete Bal

    Beğen

    1. Sayın mete bal verdiğiniz bilgilerin çok kıymetli olduğunu en azından ben biliyorum .
      6 yıl önce bıri bana bunları yazsa idi güler geçerdim nefesle sağlıkmi olur derdim ama alkali yaşamla ilgilenmeye başladıktan bu yana aslında hastalık diye birşeyin olmadığını öğrendim
      Size facebook dan ulaşmaya çalışacağım Sağlıklı Yaşamın Alkali Gerçeği
      Saygilarimla.

      Beğen

  5. Yazdığım yazının içeriğinde nefesin öneminden çok bahsetmemiştim. Hastalıkların hepsi zihinsel duygusal kaynaklıdır.
    Louise L. Hay ‘ın Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri kitabında şeker hastalığının nedeni için; “Keşke öyle olsaydı” düşüncesinden kaynaklanan özlem. Yönetmek için büyük bir ihtiyaç duyma. Derin keder “Geriye hiçbir hoşluk, tatlılık kalmadı” duygusu. şeklinde bir zihinsel tutumdan bahsediyor.
    Böyle bir seyahati beraber gerçekleştiren bir çift seyahat dönüşünde büyük bir olasılıkla bu rahatsızlıktan kurtulmuş olacaktır 🙂 (veya en azından adımı atarak başlangıcı yapmıştır)
    Eğer hastalık geçmedi (önerilerimi uyguladıkları halde) ise seyahat dönüşünde “Transformal Nefes Terapisi” almaya başladıklarında bu rahatsızlığa ebediyyen elveda diyebilirler 🙂
    Bu nefes terapisi hastalıklara neden olan bilinçaltı negatif paternlerden kurtulmanızı sağlar.
    Nefes alma şeklinizi düzelttiğiniz zaman kaderiniz zannettiğiniz rahatsızlıklarınız düzelir.
    Tekrar mutlu ve eğlenceli bir seyahat, sağ salim yurda dönmeniz dileğiyle.
    Allaha emanet olun.
    Sevgiler

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s