İtalya Bölüm 2

Roma’dan sonra biraz dağlara verdik kendimizi, Compotosto gölünden kuzeye doğru çıktık. İnsan motosiklet üzerinde yol alırken tenhalığa alışıyor ve şehirler bir süre sonra bunaltmaya başlıyor. Biz de dağlarda kamp yapalım dedik. Ama işte burası biraz çetrefilli, çünkü buralarda öyle Türkiye’deki gibi yaylacılık yok, yani teknik olarak kimseye ait olmayan ortak kullanım alanları mevcut değil. Her açıklık çevrili, ve birisine ait. İnsanlar arsalarındaki hasatla aynı arsada hayvanlarını yetiştiriyorlar bu yüzden ancak orman içlerine akşama doğru sızarsanız çadır atabiliyorsunuz, tabi orman içinde de yaban hayvanı sıkıntısı mevcut. Biz de böyle yaptık ve gps’ten bir dağın tepesini işaretledik ve köylerden uzaklaştıkça, anayolda sapabileceğimiz aralar aradık. Birkaç deneme sonunda birini gözümüze kestirdik ve kurduk çadırı. Tedirgin bir “birisi gelir mi acaba” bekleyişinden sonra biraz rahatladık ve yemeğimizi yiyip, çöpümüzü çadırdan uzaktan bir yere asıp, etrafta yiyecek birşey bırakmayıp yerleştik çadıra ve tabiri yerindeyse mışıl mışıl uyuduk taa ki sabah kadar 🙂

IMG_9969 IMG_9983 IMG_9986 IMG_9993

Ormanda ilk uyananalar kuşlar, güneş yükseldikçe cıvıltıları başlıyor, akabinde küçük hayvanlar dolaşmaya başlıyor, bu kadarına zaten alışığız. Uyanıp dışarı çıkınca çadırın 20 metre yanından geçen bir anne domuz ve yavrusunu hiç görmemiştim şimdiye kadar! Dahası bizim farkımızda olmadan çadıra oldukça yaklaşan çakal sürüsünü hiç ama hiç görmemiştik canlı gözlerle. Neyseki sürü bizden korktu ve kaçtı, ama nerde uyuduğumuza dair net bir fikir verdi bize.

Sonraki akşama kadar da muhteşem italyan köylerinden geçtik. Köyler muazzam ama halk tembel. Sırtlarını sadece turizme dayamış gibi görünüyorlar. Herhangi bir köyde bile yemekler çok pahalı. Biz de böyle olunca kendimize güzel bir park belirlyeip kendi yemeğimizi yedik orda. Dün geceden tecrübeyle yine mi dağda uyusak derken köy ardından köy geçerek yol çalışmasıyla kapalı olan bir noktaya geldik. Çalışmanın yolu kapattığı yerde hepi topu 40 mtrekare bir çocuk parkı vardı. Salıncaklarında bir tur sallandık.Terkedilmiş duruyordu, zaten içinden geçtiğimiz köyde de insan yaşıyor gibi değildi. Buraya kuralım dedik çadırı ama öncesinde havanın kararmasını bekleyelim hem de karnımızı doyuralım dedik ve yemeğimizi pişirdik. O arada dağdan köpeğini gezdiren bir kız geldi ve şansa ingilizce biliyordu. Ona sorduk burası uygun mudur vs, kız zaten köyde benim ailem var sadece ve bizim için sorun olmaz dedi. Ama domuzlar konusunda uyardı, dedik biz alışığız 🙂 Gönlümüz rahat bir şekilde uyuduk gece, ikimizin de uzun süredir en deliksiz uykusuydu.

IMG_9911 IMG_9915

DCIM104GOPRO
DCIM104GOPRO

IMG_9936 IMG_9937 IMG_9957

Yeni günü rotası için heyecanlıydık çünkü, herkesin öve öve bitiremediği Cinque Terre’yi görecektik. Ama öncesinde Pisa 🙂 Pisa çok tatlı bir akdeniz şehri. Küçücük tsm motorla gezmelik. Birkaç fotoğraf çektip yemek yedikten sonra yola devam ettik.

IMG_9965

Sıra sıra köyleri geçtik sahilden, yollar ve manzaralar nefisti. Gittik gittik ama Cinque Terre nerede bulamadık başta. Meğer Corneglia köyü imiş o fotoğraflardaki yer. Döndük geri, çok dar ve yavaş ilerleyen bu yolda 23 km geri gitmek gerekti. Corneglia’nın sokakları daracık fakat bir o kadar da tarihi ve bozulmamış. O meşhur fotoğraf ise ya çok yüksek zumlu bir objektifle ya da sudan tekneyle çekilebilecek kadfar uzaktaydı. Köyün terası sayılabilecek bir alan vardı ancak ordan uzaktan bakabildik. Havanın da çok sıcak olması yüzünden rotamızı hemen kuzeye çevirdik.

IMG_0010 IMG_0011

Rota kuzeye yaklaştıkça köyler de değişmeye başladı. Fransızlaştı adeta, ne de olsa sınır komşusu Fransa’ya yaklaşıyorduk. Fiyatlar da artmaya başladı. Kasabalar güzelleşti, daha bir medenileşti insanlar. İtalya muhteşem bir ülke olsa da insanını sevemedik malesef. Rapalla diye bir yere geldik. Rapalla’da bir kaç otele fiyat sorduktan sonra hemen bir kamping aradık. Otoban bağlantısında bir kamping bulduk, fiyatı iyiydi, havuzu güzeldi, çalışanları nazikti, güzel bir gece geçirdik, zaman zaman otoyol sesi uyandırsa da.

Yolda kontak halinde olduğumuz, İstanbul’dan arkadaşımız Neslihan’ın ailesi İsviçre’de yaşıyor ve bizi davet etmişti İsviçre’ye, üstelik tarihler de uyunca, rotada küçük bir değişiklik yapıp, kuzeye Como’ya doğru döndük. Batı’ya Fransa’ya döneceğimize. Normalden biraz fazla km yapmamız anlamına geliyordu bu ve gece 22:00 olduğunda Como’ya 5 km kala bir kampinge ancak gelebildik. Kamping sessiz sakin, fakat yine otoyola yakın bir noktadaydı. Birşeyler atıştırıp hemen uyuduk. Sabah da güzel bir kahvaltı ve yayılmacadan sonra düştük yollara. Como merkezi pek güzel değil fakat gölün çevresindeki köyler ve kasabalar şahane. Geçtiğimiz en güzel yollardan birisiydi, Como’dan sonraki göl kenarı rota. Güzel bir kafede durup mola verdik, ve rotayı dağlara, İsviçre’ye doğru çevirdik. Dağı geçicek olmak heyecanladırıyordu bizi 🙂

IMG_0044 IMG_0056 IMG_0039

İtalya bizde çok farklı tatlar bıraktı. İnsanları çalışmayı sevmiyor, nasıl olsa turist gelip bir sürü para bırakıyor edasıyla rahat. O bizde olan sıcak kanlı yaklaşım pek yok. Ülke ve tarihinden besleniyorlar. Adriyatik kıyısınının denizini beğenmedik, Bodrum’u falan düşününce değil kıyası aynı deniz kategorsinie konmamalı kesinlikle. Ege’deki Yunan sahillerini sınıflandırmaya sokmuyoruz bile. Ama işte şehirler, kasabalar, hatta köyler o kadar iyi korunmuş ki, görsellik inanılmaz. İyi ki yaklaşık 2 hafta geçirmişiz İtalya’da, yoksa uzaktan çok farklı görünecekti hep 🙂 İtalyan böğürtlenlerini hiç ama hiç unutmyacağız 🙂 Şişe şişe doldurup sürekli böğürtlen yedik 🙂

IMG_9910IMG_9954

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s